Ağız Yaralarının Tedavisi

Paylaş
 

Ağız kendini en çok yenileyen, canlı dokuların oranının yüksek olduğu bir organdır. Yanakların iç kısmı olan bukkal bölümde, dudaklarda, gingiva yani diş etinde, sert ve yumuşak damakta ortaya çıkabilecek bakteriyel ya da viral enfeksiyonlara bağlı bu dokularda yüzeysel ya da derin doku kaybı yaşanabilmektedir. Yanma, dile parça gelmesi, kaşınma, sancılı ağrı şeklinde durumlarla karşılaşmak mümkündür. Bu vakalar genel itibariyle bir süre içerisinde kendiliğinden geçecek vakalardır.

Bu vakaların daha ciddi versiyonları da mevcuttur. Sublingual, Submandibular ya da Parotis bezinin şişmesi ve enfekte olması, fiziksel durum olarak yorgun hissetme gibi ve hipertermi (yüksek ateş) gibi durumlara sebebiyet verebilir. Ağız her gün kullanılan aktif organlar arasındadır. İnsan yemeden ya da içmeden yaşamını idame ettiremez. Bu sebeple ağız bakımına özen göstermek önemlidir. Dişlerin bakımı dışında diş etlerinin, dilin de bakımları yapılmalıdır.

Bakteriyel maddeler buralarda da birikim gösterebilmekte ve ağız yaralarına sebebiyet verebilmektedir. Tedavi bağlamında da tuzlu su hazırlayarak gargara yapmak, asitli, sıcak, tuzlu gibi yaraları artırıcı yiyeceklerden kaçınmak, suya azcık kabartma tozu katarak yaraya uygulamak gerekmektedir. Ağız yaralarının tedavisinde viral ya da bakteriyel durumlar söz konusu ise, doktor müşahedesinde ilaç kullanmak daha etkin çözüm sunmaktadır.

Ağız Yaralarından Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?

Ağız yaraları genel itibariyle ısırmaya, sigarayı bırakmaya, keskin nesnelere bağlı doku kopması, beta blokörlere, bazı ağrı kesicilere, hormonlarda meydana gelen değişikliklere bağlı oluşabilmektedir. Bu yaralardan korunmak için ağzı sürekli temiz tutmak, dişleri fırçalamak, bol su içmek, sigarayı bırakmak, alkolden uzak durmak gerekmektedir.

Ağız Yaraları Nasıl Anlaşılır?

Dil sürekli ağız içerisinde hareket eden bir organdır. Bu sebeple yara oluşması durumunda buradaki değişikliği hissederek kişinin oraya bakmasında yol gösterici olabilir. Dil ile fark edilen yara başlarına da dikkat edilmelidir. Dil ile başka bir yere bulaşması önlenmelidir.

Bu yazı 173 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun